<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarih &#8211; tercihrehberin.com</title>
	<atom:link href="https://tercihrehberin.com/category/tarih/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tercihrehberin.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Feb 2022 06:46:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.21</generator>

<image>
	<url>https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-yjhg-500x280.png</url>
	<title>Tarih &#8211; tercihrehberin.com</title>
	<link>https://tercihrehberin.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ahilerin Osmanlı Devletinin Kuruluşundaki Etkileri Nelerdir?</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/ahilerin-osmanli-devletinin-kurulusundaki-etkileri-nelerdir/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/ahilerin-osmanli-devletinin-kurulusundaki-etkileri-nelerdir/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 15 Feb 2022 06:45:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[ahilik teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=6281</guid>
				<description><![CDATA[Ahilik bizim kültürümüzde ve tarihimizde çok önemli bir yere sahiptir. Anadolu coğrafyasında ahiler sayesinde birçok iş başarılmıştır. Bu yazıda ahilerin Osmanlı Devletinin kuruluşundaki etkileri nelerdir incelemeye çalışacağız. Dilerseniz kısaca ahilik teşkilatı ve ahileri hakkında bilgi verelim. Selçuklu döneminde Ahi Evran tarafından kurulan ve halkın belirli zanaat meslek ve ticari konularda eğitim alıp yetişmesini, iş birliği yapmasını sağlayan teşkilata ahilik teşkilatı denir. Teşkilata katılan herkes ahidir. Ahilik teşkilatı bir kardeşlik birliğidir. Selçuklu döneminde kurulan bu teşkilat Osmanlı döneminde faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürmüştür. Ahilerin Osmanlı&#8217;nın kurulması ve güçlenmesinde çeşitli faydaları olmuştur.&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container"><p>Ahilik bizim kültürümüzde ve tarihimizde çok önemli bir yere sahiptir. Anadolu coğrafyasında ahiler sayesinde birçok iş başarılmıştır. Bu yazıda ahilerin Osmanlı Devletinin kuruluşundaki etkileri nelerdir incelemeye çalışacağız. Dilerseniz kısaca ahilik teşkilatı ve ahileri hakkında bilgi verelim.</p>
<p>Selçuklu döneminde Ahi Evran tarafından kurulan ve halkın belirli zanaat meslek ve ticari konularda eğitim alıp yetişmesini, iş birliği yapmasını sağlayan teşkilata ahilik teşkilatı denir. Teşkilata katılan herkes ahidir. Ahilik teşkilatı bir kardeşlik birliğidir. Selçuklu döneminde kurulan bu teşkilat Osmanlı döneminde faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürmüştür.</p>
<p class="note note-info">Ahilerin Osmanlı&#8217;nın kurulması ve güçlenmesinde çeşitli faydaları olmuştur. Osmanlı sadece askeri alanda değil, diğer alanlarda da başarısını kuruluş yıllarından itibaren ortaya koymuştur.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-6287" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2022/02/ahilerin-osmanli-devletinin-kurulusunda-etkileri.jpg" alt="ahilerin osmanlı devletinin kuruluşundaki etkileri nelerdir" width="431" height="224" /></p>
<h2>Ahilerin Osmanlı&#8217;nın Kuruluşuna Etkileri</h2>
<p>Ahiler Osmanlı Devletinde ekonomik, sosyal ve kültürel alanda etkili olmuşlardır. <strong>Ahilerin Osmanlı Devletinin kuruşundaki etkileri maddeler halinde şöyle sıralanabilir</strong>:</p>
<ul>
<li>Yardımlaşma ve birlik olma duygusu Osmanlı&#8217;da her alanda birliğin sağlanmasını kolaylaştırmıştır.</li>
<li>Gerektiğinde ahiler fetihlere katılmış ve bizzat savaşmıştır.</li>
<li>Ahilerin çalışmaları sayesinde ekonomik hayat daha sistemli ilerlemiştir.</li>
<li>Yeni meslek mensuplarının yetirilmesine önem verilmiş ve ekonomide devamlılık sağlanmıştır. Böylece yeni kurulan devlet mali açıdan bundan fayda görmüştür.</li>
<li>Anadolu&#8217;nun hem Türkleşmesinde hem de Müslümanlaşmasında ahiler etkili olmuştur.</li>
<li>Esnaflıkla uğraşan Türkler yerleşik hayata geçmiş böylece şehirleşme daha kolay hale gelmiştir.</li>
<li>Toplumun hem mesleki hem de ahlaki olarak geliştirilmesinde ahilerin faaliyetleri önemli rol oynamıştır.</li>
</ul>
<p class="note note-success">Bütün bunları düşündüğümüzde ahilerin Osmanlı Devletinin özellikle kuruluş aşamasında ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz. Osmanlı Devletini kuran Osmangazi ve arkadaşları da bu teşkilattan yetişmiş kimselerdir.</p>
<h2>Ahiler Nasıl ve Nerede Kuruldu?</h2>
<p>Ahiliğin ne zaman ve nerede kurulduğuyla ilgili farklı görüşler bulunmaktadır. Genel kanı ilk kuruluşun 1200&#8217;lü yılların başı olduğu yönündedir. Bu da demek oluyor ki Osmanlı Devleti daha devlet haline gelmeden ahilik teşkilatı Anadolu&#8217;da yayılmaya başlamıştı.</p>
<p>Ahiliğin Kırşehir&#8217;de ya da Kayseri&#8217;de ortaya çıktığı gibi görüşler bulunmaktadır. Yine Ahi Evran&#8217;ın 1205 civarında bu teşkilatı kurduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Anadolu&#8217;nun çeşitli köy ve kasabalarında ahilik anlayışına mensup kişiler bulunmaktadır. Bunların tek merkeze bağlı bir kuruluş olması ya da birbirinden etkilenen bağımsız anlayışlar olması konusunda da farklı yaklaşımlar mevcuttur. Ahilik teşkilatı ile ilgili bilgilerimiz dönemden kalan fazla yazılı kaynak olmaması yüzünden oldukça azdır.</p>
<p class="note note-danger">Ahiliğin mesleki yanının yanında ahlaki ve dini bir yönü de olduğu bilinmektedir. Bu şekliyle bir nevi tarikata da benzerlik kurulabilir.</p>
<p><!-- /wp:list --></p>
</div>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/ahilerin-osmanli-devletinin-kurulusundaki-etkileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Devletinde Yeniçeri Olmak İçin Hangi Aşamalardan Geçilmelidir?</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/osmanli-devletinde-yeniceri-olmak-icin-hangi-asamalardan-gecilmelidir/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/osmanli-devletinde-yeniceri-olmak-icin-hangi-asamalardan-gecilmelidir/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 09 Jan 2022 20:40:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=6145</guid>
				<description><![CDATA[Osmanlı Devleti üç kıtaya yayılmayı ve asırlarca ayakta kalabilmeyi şüphesiz askeri gücü sayesinde korumuştur. Osmanlı Devleti bir ordu ve askeriye devletidir. Askeri sistem son derece önemlidir. Osmanlıda asker denince de aklımıza tabi ki yeniçeriler geliyor. Elbette yeniçeriler dışında da Osmanlı kuvvetleri bulunuyor. Ancak gerçekten savaş gücünün önemli bir kısmını yeniçeri birlikleri oluşturmaktadır. Bu yazıda Osmanlı Devletinde yeniçeri olmak için hangi aşamalardan geçilmelidir sorusuna yanıt vereceğiz. Osmanlı Devletinde yeniçeri olmak için geçilmesi gereken aşamalar şöyle sıralanabilir: Savaş esirlerinden pençik sistemine göre (5&#8217;te bir usulüne göre) çocuk yaşta seçilmek Müslüman Türk ailelerinin&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container"><p>Osmanlı Devleti üç kıtaya yayılmayı ve asırlarca ayakta kalabilmeyi şüphesiz askeri gücü sayesinde korumuştur. Osmanlı Devleti bir ordu ve askeriye devletidir. Askeri sistem son derece önemlidir. Osmanlıda asker denince de aklımıza tabi ki yeniçeriler geliyor. Elbette yeniçeriler dışında da Osmanlı kuvvetleri bulunuyor. Ancak gerçekten savaş gücünün önemli bir kısmını yeniçeri birlikleri oluşturmaktadır. Bu yazıda Osmanlı Devletinde yeniçeri olmak için hangi aşamalardan geçilmelidir sorusuna yanıt vereceğiz.</p>
<p><strong>Osmanlı Devletinde yeniçeri olmak için geçilmesi gereken aşamalar şöyle sıralanabilir</strong>:</p>
<ul>
<li>Savaş esirlerinden pençik sistemine göre (5&#8217;te bir usulüne göre) çocuk yaşta seçilmek</li>
<li>Müslüman Türk ailelerinin yanına yerleştirilerek dili, kültürü ve Müslümanlığı öğrenmek</li>
<li>Belirli bir yaşa gelince Acemi Ocağı denilen eğitim birliğine girmek</li>
<li>Eğitim tamamlanınca maaşlı asker olarak yeniçeri ocağına katılmak</li>
</ul>
<p class="note note-info">Yeniçeri demek yeni asker demektir. Bu ocak Osmanlı kapıkulu askerlerinin önemli bir kısmını oluşturan eğitimli, seçkin askerlerden oluşmaktadır. Padişah çevresinde görevli askerler de bunlardır.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-6149" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2022/01/yeniceri-olmak-icin-hangi-asamalardan-gecilmelidir.jpg" alt="osmanlıda yeniçeri olmak için hangi aşamalardan geçilmelidir" width="403" height="273" /></p>
<h1>Devşirme Sistemi ve Yeniçerilik</h1>
<p>Yeniçeri ocağının I. Murat veya Orhan Gazi tarafından kurulduğu konusunda iki ayrı görüş bulunmaktadır. Genel görüş I. Murat döneminde kurulmaktadır. Yeniçeri ocağının mantığını anlamak için devşirme sistemini bilmek gerekir.</p>
<p>Osmanlı&#8217;da fethedilen yerlerden ganimet olarak mallar alındığı gibi köleler de alınmaktaydı. O dönemin savaş hukukuna göre esir köleler de savaş ganimetiydi. Ganimetin çoğu askerlere verilmesine rağmen Osmanlı&#8217;da pençik sistemiyle toplanan esirlerin 5&#8217;te birinin padişaha ait olmasıdır.</p>
<p>Özellikle çocuk yaştaki esirler bu amaçla toplanmıştır. Bu çocuklar Müslümanlığı ve kültürü genç yaşta öğrenmektedir.</p>
<p>Devşirme sisteminde aklen yetenekli olan kişiler devlet memuru ve idareci olmuşlardır. Osmanlı&#8217;da birçok vezir bunların arasından yetişmiştir. Bedenen yetenekli olanlar da askerlik için ocakta yetiştirilirdi.</p>
<p class="note note-warning">Yeniçeri ocağındaki askerler eğitimli ve maaşlı askerlerdir. Savaş yetenekleri üstündür. Bu açıdan yeniçeri ocağını dünyadaki ilk düzenli ve daimi ordu olarak değerlendirilen tarihçiler vardır.</p>
<h2>Yeniçeri Sisteminin Faydaları</h2>
<p>Yeniçeri olmak için Osmanlı Devletinde hangi aşamalardan geçildiğini söyledik. Osmanlı&#8217;ya büyük hizmetler etmiş ve büyük başarılar kazanmış bu orduyu oluşturan sistemin faydaları üzerinde duralım.</p>
<p><strong>Yeniçeri sisteminin faydaları maddeler halinde şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<ul>
<li>Savaş gücünün yabancı çocuklardan oluşması Anadolu yerlisinin savaşma yükümlülüğünü azaltmıştır.</li>
<li>Gayrimüslim çocuklarından Müslüman askerler yetiştirmeye olanak sağlanmıştır.</li>
<li>Erken yaşta yönlendirme ve eğitme iyi yetişmiş askerlerin ordu gücünde olmasına olanak sağlamıştır.</li>
<li>Düzenli ve daimi ordu teşkilatı ayakta kalmıştır.</li>
<li>Anadolu&#8217;da bir kan bağı olmayan devşirme askerleri kendilerine daha çok mesleklerine vermiş ve iyi askerlik yapmışlardır.</li>
<li>Zeki devşirmelerin bulunup devlet idaresinde kullanılması son derece seçkin devlet adamlarının yetişmesine imkan vermiştir.</li>
<li>Güçlü bir ordu sistemi ve kültürü oluşturulmuştur.</li>
</ul>
<p class="note note-danger">Yeniçeri sisteminin çeşitli zararları da vardır. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde bozulmaya başlayan ocak yarardan çok zarar vermeye başlayınca 1826 yılında bu ordu kaldırılmıştır.</p>
</div>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/osmanli-devletinde-yeniceri-olmak-icin-hangi-asamalardan-gecilmelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Mısırlıların Dini İnançlarının Tıp ve Mimariye Olan Etkileri</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/misirlilarin-dini-inanclarinin-tip-ve-mimariye-olan-etkileri/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/misirlilarin-dini-inanclarinin-tip-ve-mimariye-olan-etkileri/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 06 Jan 2022 20:30:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[mısır medeniyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=6115</guid>
				<description><![CDATA[Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yaşanması çoğu zaman ihtiyaç nedeniyle olmuştur. Bu ihtiyaçlar gündelik ihtiyaçlar olduğu gibi sosyal inanışlar da olabilir. Mısır medeniyeti ihtiyaçların bilimi ve teknolojiyi nasıl geliştirdiğine yönelik çok iyi bir örnektir. Bu yazıda Mısırlıların dini inançlarının tıp ve mimariye olan etkileri nelerdir göreceğiz. Mısırda ayrıca tarım vb. ihtiyaçların da bilginin gelişmesine çok önemli katkı yaptığı bilinmektedir. Ancak bu yazıda daha çok dinin bu alanlara katkılarına değineceğiz. Mısırlıların Dini İnançlarının Tıp Bilimine Etkileri Mısır dininde ölümden sonra yaşamın devamlılığına inanç vardı. Bu nedenle kişiyi öbür dünyaya hazırlamak gerekir. Bedenlerin&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container"><p>Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yaşanması çoğu zaman ihtiyaç nedeniyle olmuştur. Bu ihtiyaçlar gündelik ihtiyaçlar olduğu gibi sosyal inanışlar da olabilir. Mısır medeniyeti ihtiyaçların bilimi ve teknolojiyi nasıl geliştirdiğine yönelik çok iyi bir örnektir. Bu yazıda Mısırlıların dini inançlarının tıp ve mimariye olan etkileri nelerdir göreceğiz.</p>
<p>Mısırda ayrıca tarım vb. ihtiyaçların da bilginin gelişmesine çok önemli katkı yaptığı bilinmektedir. Ancak bu yazıda daha çok dinin bu alanlara katkılarına değineceğiz.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-6122" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2022/01/misirlilarin-dini-inanclarinin-tip-ve-mimariye-etkileri.jpg" alt="Mısırlıların dini inançlarının tıp ve mimariye olan etkileri " width="374" height="255" /></p>
<h2>Mısırlıların Dini İnançlarının Tıp Bilimine Etkileri</h2>
<p>Mısır dininde ölümden sonra yaşamın devamlılığına inanç vardı. Bu nedenle kişiyi öbür dünyaya hazırlamak gerekir. Bedenlerin ölümden sonra da korunması için ölüler mumyalanırdı. Mumyalamak basit bir iş değildir. Bir bedeni mumyalamak için çok iyi tanımak gerekir.</p>
<p>Mumyalanan bedenin içi boşaltılırdı. İç organlar çıkarılırdı. Böylece neredeyse her ölünün karnı açıldığı için iç organlar Mısırlılar tarafından çok iyi öğrenilmişti.</p>
<p>Ayrıca mumyanın nemden kurtulması için tuz içerisinde bekletilmesi, vücuda kumaşın yapışması için reçine ve buna benzer yapışkanların kullanılması insan vücudunun ve yapısının daha iyi anlaşılmasına olanak sağlamıştır.</p>
<p>Mısırda ayrıca mumyalamak için çeşitli ilaçlar kullanılmıştır. Yine ilaçlar geliştirmek için birçok madde incelenmiş böylece insana iyi gelecek ilaçlar için de bilgi elde edilmiştir. Ayrıca Mısır inancında tıp bilgisi tanrısal bir bilgi olduğu için rağbet görmüştür.</p>
<p class="note note-info">Mısırlıların tıp biliminde gelişmesinin ana nedeni ahiret hayatına ve insanın kutsallığına olan inançtır. Ayrıca Mısırda hayvanların da mumyalandığı ve hayvan anatomisinin iyi öğrenildiği bilinmektedir.</p>
<h2>Mısırlıların Dini İnançlarının Mimariye Olan Etkileri</h2>
<p>Mısır dininin yansıması mimaride çok açık ortaya çıkmaktadır. Bugün dahi dünya harikası olan ve milyonlarca insanın gidip görme ihtiyacı duyduğu <strong>Mısır Piramitleri</strong> bu durumun bugüne ulaşmış yansımalarıdır.</p>
<p>Ölümden sonra yaşam inancı Mısırda bugünden farklıydı. Kişi bazen mallarıyla hatta bazen eşiyle birlikte gömülüyordu. Bu da ciddi büyük mezarlıkların yapılmasını gerekli görüyordu. O günün şartlarında büyük mezarlar yapabilmek için teknik bilginin olması gerekir. Mısır dini anıt mezar mimarisine büyük katkılar yapmıştır.</p>
<p>Anıt mezarların yanında bugüne ulaşmayan birçok tapınağın da Antik Mısırda inşa edildiğini biliyoruz. Mezar inşası, tapınak inşası, anıt inşası gibi çalışmalar Mısır mimarisinin gelişmesini sağlamıştır.</p>
<p>Elbette dini inanışla ortaya çıkan bu mimari bilgisi başka alanlarda da kullanılmıştır. Mısırda ortaya çıkan bu bilgiler göçler aracılığıyla başka medeniyetlere de ulaşmış böylece bilim ve teknik yayılım göstermektedir.</p>
<p class="note note-success">Mısır biliminin gelişmesinde elbette başka faktörler de bulunur. Örneğin Nil nehrinin taşması sonucu tarla sınırlarının değişmesi ve bunların tekrar tespiti geometri bilgisini geliştirmiştir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --></p>
</div>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/misirlilarin-dini-inanclarinin-tip-ve-mimariye-olan-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>İpek Yolu Güzergahının Sık Sık Yön Değiştirmesinin Nedeni</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/ipek-yolu-guzergahinin-sik-sik-yon-degistirmesinin-nedeni/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/ipek-yolu-guzergahinin-sik-sik-yon-degistirmesinin-nedeni/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 12:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[ipek yolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=6070</guid>
				<description><![CDATA[Günümüzde ulaşım olanakları oldukça gelişmiştir. Ancak tarih boyunca bu durum hep böyle olmamıştır. Ticaretin yapılması için ticaret yollarının kontrolünün elinizde olması gerekir. Bu yollardan en bilineni İpek Yoludur. Tarihte ipek yolu zaman içerisinde yön değiştirmiştir. Bu yazıda ipek yolu güzergahının sık sık yön değiştirmesinin nedeni nedir sorusuna cevap vereceğiz. Dilerseniz önce İpek Yolu nedir kısaca hatırlayalım. İpek Yolu Nedir? Ne İşe Yaramaktadır? Çin&#8217;den başlayarak Anadolu, Akdeniz ve Avrupa&#8217;ya kadar giden büyük ticaret yoluna İpek Yolu denmektedir. Bu yolun var olmasının ana nedeni doğu zenginlikleriyle batının buluşturulmasıdır. İpek yolu üzerinden birçok&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container"><p>Günümüzde ulaşım olanakları oldukça gelişmiştir. Ancak tarih boyunca bu durum hep böyle olmamıştır. Ticaretin yapılması için ticaret yollarının kontrolünün elinizde olması gerekir. Bu yollardan en bilineni İpek Yoludur. Tarihte ipek yolu zaman içerisinde yön değiştirmiştir. Bu yazıda ipek yolu güzergahının sık sık yön değiştirmesinin nedeni nedir sorusuna cevap vereceğiz.</p>
<p>Dilerseniz önce İpek Yolu nedir kısaca hatırlayalım.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-6076" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2022/01/ipek-yolu-guzergahinin-yon-degistirmesinin-nedeni.jpg" alt="ipek yolu güzergahının sık sık yön değiştirmesinin nedeni" width="436" height="262" /></p>
<h2>İpek Yolu Nedir? Ne İşe Yaramaktadır?</h2>
<p>Çin&#8217;den başlayarak Anadolu, Akdeniz ve Avrupa&#8217;ya kadar giden büyük ticaret yoluna İpek Yolu denmektedir. Bu yolun var olmasının ana nedeni doğu zenginlikleriyle batının buluşturulmasıdır.</p>
<p>İpek yolu üzerinden birçok malın ticareti yapılmıştır. Ayrıca bilinen bir güzergah olması nedeniyle ordular ve insanlar da bu yolu kullanmışlardır. Çin ipeği batıda oldukça meşhur olduğu için ticaretin önemli bir malzemesi olan ipek bu yolla taşınmıştır. Bu nedenle bu yola İpek Yolu denmiştir.</p>
<p>İpek bugün yeterince değerli gelmeyebilir size. Ancak eskiden mal denince akla gıda ve tekstil gelirdi. Burada ipek çok önemli bir lüks tüketim aracıdır. Zenginliğin sembolü olan ipek yüzyıllarca Çin&#8217;den gelerek batıya doğru gitmiştir. İpek yolu boyunca kervanlarla ipek ve diğer mallar taşınmıştır.</p>
<p>Ticaret yüzyıllar boyunca en önemli ekonomik faaliyet olarak kalmıştır. Bu nedenle İpek yoluna hakim olmak demek zengin olmak demektir.</p>
<p class="note note-info">İpek yolu üzerinde çok savaşlar olmuş ve ipek yolu sık sık yön değiştirmiştir. Bu yön değişiklikleri bazen küçük bazen de büyük çapta olmuştur.</p>
<h2>İpek Yolu Güzergahı Neden Sık Sık Değişmiştir?</h2>
<p>İpek yolu güzergahının sık sık yön değiştirmesinin birçok nedeni vardır. Bütün bu nedenleri güvenlik başlığı altında toplayabiliriz. Tüccarlar için en önemli şey mallarını güvenli bir şekilde taşımak ve hedefe ulaştırmaktır. Bu hedefi sağlamak için gerektiğinde güzergahı değiştirmişlerdir.</p>
<p><strong>İpek yolu güzergahın yön değiştirmesi şu sebeplerle açıklanabilir</strong>:</p>
<ul>
<li>İpek yolunu ele geçirmek birçok devletin amacıdır. Bu nedenle eski yolu kullanmak her zaman mümkün olmamıştır.</li>
<li>Yola çeşitli devletler tarafından zaman zaman engeller konmuştur.</li>
<li>Yol üzerinde kervanlara çeşitli saldırılar düzenlenmiştir.</li>
<li>Güvenli olmayan yerlerden geçmek tüccarlar için riskli hale gelmiştir.</li>
<li>İklim şartları bazen alternatif yolların geliştirilmesini zorunlu hale getirmiştir.</li>
<li>Ulaşımın gelişmesi ve coğrafya bilgisinin artması sonucu alternatif yollar keşfedilmiştir.</li>
<li>Yolu koruyan devletlerin yıkılması ve güvenliği sağlayamaması yine yön değiştirmeyi getirmiştir.</li>
</ul>
<p>Bütün bu sebepler birlikte düşünüldüğünde İpek Yolu güzergahında meydana gelen değişikliklerin normal olduğu anlaşılabilir. Sonuçta yol bir amaç için kullanılmakta ve amaç gerçekleşmediğinde yolu bu amaca uygun hale getirme zorunluluğu doğmaktadır.</p>
<p class="note note-success">Dünya kültürel mirası için çok önemli bir yer olan İpek yolunun Çangan-Tanrı Dağları Koridoru bölümü 2014 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak kabul edilmiştir.</p>
</div>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/ipek-yolu-guzergahinin-sik-sik-yon-degistirmesinin-nedeni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Haçlı Seferlerinin Nedenleri</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/hacli-seferlerinin-nedenleri/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/hacli-seferlerinin-nedenleri/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 06 Dec 2021 06:10:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=5912</guid>
				<description><![CDATA[Dünya tarihinin en önemli olaylarından biri Haçlı Seferleri dediğimiz savaşlar dizisidir. 1096 &#8211; 1272 arasında 2 yüzyıla yakın süren bu savaşlar sonucunda büyük kitlede insanlar ölmüş ve bu savaşların çok önemli sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu süreçte dikkate değer 9 Haçlı seferi gerçekleşmiştir. Bu yazıda haçlı seferlerinin nedenleri üzerinde duracağız. Bu nedenleri siyasi nedenler, ekonomik nedenler, dini nedenler ve sosyal nedenler şeklinde sınıflandırabiliriz. Öncelikle bu seferler hakkında genel bir bilgi verelim. Haçlı Seferleri 1096-1272 yılları arasında 176 yıl süreyle, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papa&#8216;nın önderliğinde bir araya gelerek Ortadoğu toprakları üzerindeki Müslümanlara saldırılar düzenledikleri 9&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container">
<p>Dünya tarihinin en önemli olaylarından biri Haçlı Seferleri dediğimiz savaşlar dizisidir. 1096 &#8211; 1272 arasında 2 yüzyıla yakın süren bu savaşlar sonucunda büyük kitlede insanlar ölmüş ve bu savaşların çok önemli sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu süreçte dikkate değer 9 Haçlı seferi gerçekleşmiştir. Bu yazıda haçlı seferlerinin nedenleri üzerinde duracağız. Bu nedenleri siyasi nedenler, ekonomik nedenler, dini nedenler ve sosyal nedenler şeklinde sınıflandırabiliriz. Öncelikle bu seferler hakkında genel bir bilgi verelim.</p>
<p>Haçlı Seferleri 1096-1272 yılları arasında 176 yıl süreyle, <a title="Avrupa" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa">Avrupalı</a> <a title="Katolik" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Katolik">Katolik</a> <a title="Hristiyanlık" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Hristiyanl%C4%B1k">Hristiyanların</a>, <a title="Papa" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Papa">Papa</a>&#8216;nın önderliğinde bir araya gelerek Ortadoğu toprakları üzerindeki Müslümanlara saldırılar düzenledikleri 9 sefere verilen genel addır. Sefer düzenlenen topraklar Katolik Hristiyanlarca kutsal görünen topraklardır. Bunlardan en önemlisi Kudüs kentidir. Papa&#8217;nın telkin ve yönlendirmeleriyle başlayan bu seferlerin ana motifi dini olmakla birlikte siyasal, sosyal, ekonomik nedenleri de bulunmaktadır.</p>
<p class="note note-info">Dini motivasyonla yapılan bu seferlere Avrupa&#8217;nın çeşitli ülkelerinde yaşayan farklı milletlere mensup Hristiyanlar katılmıştır. Savaşa katılanlar Hristiyanlığın sembolü olan Haç simgesini kıyafetlerinde taşımışlardır. Seferlere bu nedenle Haçlı Seferleri denmiştir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5919" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2021/12/hacli-seferlerinin-nedenleri.jpg" alt="Haçlı seferlerinin nedenleri" width="433" height="191" /></p>
<h2>Haçlı Seferlerinin Dini Nedenleri</h2>
<p>Haçlı Seferlerinin başka bir takım nedenleri olsa dahi esas görünüm diniydi. <strong>Haçlı Seferlerinin dini nedenleri şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<ul>
<li>Hristiyanların kendilerince kutsal görülen Kudüs ve kutsal toprakları geri almak istemesi</li>
<li>Din adamlarının bu zaferleri kazanarak saygınlıklarını arttırmak istemeleri</li>
<li>Bizans üzerine egemenlik kurarak Ortodoks kilisesini kontrol altına almak istemeleri</li>
<li>Kudüs&#8217;e ulaşan ya da bu uğurda mücadele eden askerlerin cennete gideceğinin söylenmesi</li>
<li>Kluni tarikatının Müslümanlara karşı kışkırtma çabaları</li>
</ul>
<p>Bütün bu dini nedenler Papalık görevinde bulunan dini liderlerin de çağrı yaparak Hristiyanları tek bayrak altında toplamıştır. Seferlere farklı milletlerden Hristiyanlar katılmıştır.</p>
<h2>Haçlı Seferlerinin Ekonomik Nedenleri</h2>
<p>Temelde dini görüntüde olan bu seferlerin ekonomik olarak da birçok nedeni bulunmaktadır. <strong>Haçlı Seferlerinin ekonomik nedenleri şöyle sıralanabilir</strong>:</p>
<ul>
<li>İslam Dünyası ve genel olarak doğu zenginken Hristiyan Avrupa&#8217;nın ciddi bir fakirlik içerisinde olması</li>
<li>Canlı olan doğu ticaret yollarının Avrupalılar tarafından kontrol altına alınmak istenmesi</li>
<li>Avrupa&#8217;daki toprakların Avrupa için yeterli olmaması</li>
<li>Kendi topraklarına sahip olamamış soyluların toprak talep etmesi</li>
<li>Avrupa&#8217;da yaşanan kuraklık ve sefalet</li>
<li>Zenginleşme hırsı ve umudu</li>
<li>Avrupa&#8217;daki işsizlik</li>
</ul>
<p>Bütün bu ekonomik nedenler Haçlı seferleri için teşvik edici olmuştur. Soylular ellerindeki fakir halklar birlikte seferlere iştirak etmişlerdir.</p>
<h2>Haçlı Seferlerinin Siyasi Nedenleri</h2>
<p>Şüphesiz ki en az ekonomik nedenler kadar siyasi nedenler de Haçlı Seferlerinin yapılmasını etkilemiştir. <strong>Haçlı Seferlerinin siyasi nedenleri şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<ul>
<li>Türklerin ve Müslümanların Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasında egemenliğinin artması</li>
<li>Türkler tarafından Bizans&#8217;a kurulan baskı sonucunda Bizans&#8217;ın Avrupa&#8217;dan yardım istemesi</li>
<li>Kral ve soyluların topraklarını ve siyasi güçlerini arttırmak istemesi</li>
<li>Avrupa sınırlarına dayanan Müslümanların Avrupalı krallar için bir tehdit olması</li>
<li>Ortadoğu topraklarını ele geçirme düşüncesi</li>
</ul>
<p>Bütün bu siyasi nedenler Papa önderliğinde birleşen bu güçlere kralların destek vermesini ve büyük ordular toplanmasını kolaylaştırmıştır.</p>
<h2>Haçlı Seferlerinin Sosyal Nedenleri</h2>
<p>Haçlı seferlerinin ekonomik, dini ve siyasi nedenleri dışında kalan nedenleri sosyal yani toplumsal nedenler olarak toparlayabiliriz. <strong>Haçlı Seferlerinin sosyal nedenleri şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<ul>
<li>Kralların merkezi otoritelerini arttırmak istemesi ve seferlerin buna fayda sağlayacağını düşünmesi</li>
<li>Soyluların macera aramaları ve kahraman olmak istemeleri</li>
<li>Feodal düzenin meydana getirdiği sınıflı yapı</li>
<li>Avrupa&#8217;nın feodal ailelerin kavga içerisinde olması ve önde gelenlerin bunu bir çıkış yolu olarak görmesi</li>
<li>Yoksul olan halkın savaşmak dışında alternatifinin olmaması</li>
</ul>
<p class="note note-success">&gt;Yukarıda saydığımız bütün bu nedenlerin sonucunda 8 ya  da 9 adet haçlı seferi düzenlenmiştir. Bu seferlerin birçok açıdan çok önemli sonuçları olmuştur. Seferler Dünya tarihinin en önemli olayları arasında yer almaktadır.</p>
</div>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/hacli-seferlerinin-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/istanbulun-fethinin-dunya-tarihi-acisindan-sonuclari/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/istanbulun-fethinin-dunya-tarihi-acisindan-sonuclari/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 29 Nov 2021 06:20:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=5845</guid>
				<description><![CDATA[İstanbul&#8217;un fethedilmesi hem bize çok güzel bir şehri kazandırmış hem de tarihimiz açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Şüphesiz bizim tarihimiz açısından İstanbul&#8217;un fethi büyük bir olaydır. Ancak bu olayın dünya tarihi açısından da önemi büyüktür. Bu yazıda İstanbul&#8217;un fethinin dünya tarihi açısından sonuçları üzerinde duracağız. Bu sonuçlar dünya tarihini birkaç yönden değiştirmiştir. Bu nedenle Türk tarihi açısından doğan sonuçların yanında dünya tarihi açısından da doğan sonuçları da önemlidir. İstanbul&#8217;un alınmasının askeri ve siyasi sonuçları olduğu gibi kültürel ve ekonomik sonuçları da olmuştur. Bu nedenle 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container">İstanbul&#8217;un fethedilmesi hem bize çok güzel bir şehri kazandırmış hem de tarihimiz açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Şüphesiz bizim tarihimiz açısından İstanbul&#8217;un fethi büyük bir olaydır. Ancak bu olayın dünya tarihi açısından da önemi büyüktür. Bu yazıda İstanbul&#8217;un fethinin dünya tarihi açısından sonuçları üzerinde duracağız. Bu sonuçlar dünya tarihini birkaç yönden değiştirmiştir. Bu nedenle Türk tarihi açısından doğan sonuçların yanında dünya tarihi açısından da doğan sonuçları da önemlidir.</p>
<p>İstanbul&#8217;un alınmasının askeri ve siyasi sonuçları olduğu gibi kültürel ve ekonomik sonuçları da olmuştur. Bu nedenle 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen bu olayla bir çağ kapanıp yeni bir çağ açıldığı iddia edilmektedir. Ancak bazı tarihçiler bu tezi kabul etmemektedir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5850" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-fethinin-dunya-tarihi-acisindan-sonuclari.jpg" alt="İstanbul'un fethinin dünya tarihi açısından sonuçları" width="486" height="174" /></p>
<h2>İstanbul&#8217;un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Çeşitli Sonuçları</h2>
<p><strong>İstanbul fethinin dünya tarihi açısından sonuçları</strong><strong> maddeler halinde şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<ul>
<li>Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğu yıkıldı. Bu da bin yıldan fazla ömrü olan Roma&#8217;nın sona ermesi demektir.</li>
<li>Osmanlı bir devletten bir İmparatorluğa doğru adım attı. Bu adım sonrası Osmanlı ve Batı mücadelesi daha ciddi bir hal aldı.</li>
<li>Müslüman aleminde Osmanlı Devletinin saygınlığı ve önemi arttı.</li>
<li>Yıkılamaz denilen surların toplarla yıkılması Avrupa&#8217;da feodal kalelerin yıkılması için bir örnek teşkil etti.</li>
<li>İstanbul&#8217;dan giden bilgiler Avrupa&#8217;da Rönesans&#8217;ın güçlenmesini hızlandırdı.</li>
<li>İpek Yolu denetimi Osmanlı açısından sağlandı. Bu durum Avrupalı tüccarların ve devletlerin yeni yollar aramasına neden oldu.</li>
<li>Osmanlı&#8217;nın bu başarısı diğer ülkelerde ve özellikle Hristiyan aleminde bir korku ve panik ortamı oluşturdu.</li>
<li>Ortodoks mezhebinin başkenti Osmanlı yönetimine geçti.</li>
<li>Bazı tarihçilere göre Ortaçağ kapanıp Yeniçağ başladı.</li>
</ul>
<p class="note note-info">Bütün bu gelişmeler üst üste konduğunda İstanbul fethinin dünyada sarsıcı bir etki oluşturduğu görülmektedir. Bu etki özellikle Avrupa&#8217;da görülmektedir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/istanbulun-fethinin-dunya-tarihi-acisindan-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Orta Çağ’da Avrupa’da Görülen Yönetim Biçimleri Nelerdir?</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/orta-cagda-avrupada-gorulen-yonetim-bicimleri-nelerdir/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/orta-cagda-avrupada-gorulen-yonetim-bicimleri-nelerdir/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 28 Jul 2021 05:30:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[orta çağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=5408</guid>
				<description><![CDATA[Bugünkü medeniyeti anlamak için şüphesiz Avrupa tarihini anlamak gerekir. Avrupa tarihi açısından da orta çağ Avrupası çok önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü Avrupa bütün gelişmeleri bu dönemi atlatarak yakalamıştır. Avrupa&#8217;da orta çağı hem bilimsel gelişmelerin gölgede kalması hem de siyasi birliğin sağlanamaması yönünden inceleyebiliriz. Bu yazıda Ortaçağ&#8217;da Avrupa&#8217;da görülen yönetim biçimleri nelerdir sorusuna yanıt vereceğiz. Avrupa&#8217;da siyasi yapıyı anlarsak genel tarihi de daha kolay anlarız. Orta Çağ&#8217;da Avrupa&#8217;ya hakim olan temel yönetim biçimi &#8220;feodalite&#8221; denilen yönetim biçimidir. Bu yönetim biçimine aynı zamanda &#8220;derebeylik&#8221; de denir. Bu sistem tercihe bağlı bir&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container">Bugünkü medeniyeti anlamak için şüphesiz Avrupa tarihini anlamak gerekir. Avrupa tarihi açısından da orta çağ Avrupası çok önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü Avrupa bütün gelişmeleri bu dönemi atlatarak yakalamıştır. Avrupa&#8217;da orta çağı hem bilimsel gelişmelerin gölgede kalması hem de siyasi birliğin sağlanamaması yönünden inceleyebiliriz. Bu yazıda Ortaçağ&#8217;da Avrupa&#8217;da görülen yönetim biçimleri nelerdir sorusuna yanıt vereceğiz. Avrupa&#8217;da siyasi yapıyı anlarsak genel tarihi de daha kolay anlarız.</p>
<p><strong>Orta Çağ&#8217;da Avrupa&#8217;ya hakim olan temel yönetim biçimi &#8220;feodalite&#8221; denilen yönetim biçimidir. Bu yönetim biçimine aynı zamanda &#8220;derebeylik&#8221; de denir. Bu sistem tercihe bağlı bir yönetim biçimi olmaktan çok dönemin koşulları gereği ortaya çıkmıştır.</strong></p>
<p class="note note-info">Feodaliteye kaynaklarda feodalizm de denmektedir. Bu yönetim sisteminde merkezi devletler zayıf durumdadır. Bölgesel gücü elinde tutan derebeyleri krallara kafa tutmakta ve çok başlı bir siyasi yapı ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Senyör</strong> denilen kişiler günümüzde ağa olarak bilinen insanlar gibi belirli bir nüfusu kontrol altında tutmuştur. Tarıma bağlı toplum yapısı da buna müsaittir. Ticari hayat çok gelişmediği için senyöre bağlı kişilerin senyörün egemenliği dışında çok alternatifi bulunmamaktadır. Senyörlerin egemenliği altında yaşayan ve tarlalarda çalışan bu insanlara <strong>serf</strong> denmektedir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5411" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2021/07/ortacagda-avrupada-gorulen-yonetim-bicimleri.jpg" alt="Ortaçağ'da avrupa'da görülen yönetim biçimleri" width="365" height="242" /></p>
<h2>Orta Çağ Avrupa&#8217;sında Feodalite Nasıl Ortaya Çıkmıştır?</h2>
<p>Yukarıda bahsettiğimiz üzere feodalite bir tercih olarak değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Detaylı incelendiği zaman birçok sebep sayılabilir. Ancak ana nedenler Avrupa&#8217;nın kavimler göçüyle yoğun bir göç alması ve ardından da Roma İmparatorluğunun yıkılmasıdır.</p>
<p>Farklı kavimler Avrupa&#8217;ya gelince ve güçlü Roma İmparatorluğu da yıkılınca insanlar bir şekilde bir düzen arayışına girmiştir. Göçler ve savaşlar nedeniyle karmaşık bir hale gelen Avrupa&#8217;da ön plana çıkan güçlü kişiler birer bölge gücü olarak bu düzeni sağlamıştır.</p>
<p>Güvenlik için inşa edilen kaleler ayrıca senyörlerin hakimiyetini arttırmıştır. Kalelere karşı kralların gücü de sınırlı kalmıştır. Krallar egemen olamayınca ülkelerini senyörlerle beraber idare etmek zorunda kalmıştır.</p>
<p class="note note-warning">Bir derebeyi ya da başka bir deyişle senyörün en büyük özelliği büyük toprak sahibi olmasıdır. Bu kişiler için dük, kont, baron gibi çeşitli unvanlar da kullanılmıştır. Ekonomi tarıma yani toprağa dayandığı için ekonomik güç bu kişilerin elindedir. Bunun sonucu olarak siyasi güç de bu kişiler arasında paylaştırılmıştır.</p>
<h2>Feodalitenin Yıkılması</h2>
<p>Orta Çağ Avrupa siyasi yaşantısına damgasını vuran ve yüzyıllarca süren feodal düzen zamanla yıkılmıştır. Bu yıkılma bir anda olmamış, zamana yayılmıştır. Feodal düzenin yıkılmasına neden olan birçok faktör vardır.</p>
<p><strong>Avrupa&#8217;da feodalitenin yıkılmasına neden olan faktörler şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<ul>
<li>Tarımla beraber ticaret de önem kazanmıştır. Böylece sosyal ve ekonomik yapı zamanla değişim göstermiştir.</li>
<li>Avrupa&#8217;da krallar zamanla güçlü ordular kurmuş ve merkezi güçlerini arttırmıştır.</li>
<li>Zenginleşme amacıyla haçlı seferlerine katılan senyörlerden önemli bir bölümü bu savaşlarda ölmüştür.</li>
<li>Ateşli silahlar gelişmiş ve kale surları daha kolay yıkılır hale gelmiştir.</li>
<li>Coğrafi keşiflerle beraber Avrupa zenginleşmiş ve senyörlere bağımlılık azalmıştır.</li>
</ul>
<p><!-- /wp:list --></p>
<p class="note note-success">Feodal sistemin yıkılmasıyla Avrupa&#8217;da yeniden güçlü otoriteler kurulmuştur. Siyasi birliğin kurulması ile Avrupa&#8217;da gelişmeye ve ilerlemeye daha uygun bir ortam oluşmuştur. Günümüzdeki Avrupa medeniyetinin kurulma süreci hızlanmıştır.</p>
</div>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/orta-cagda-avrupada-gorulen-yonetim-bicimleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir Hangi İlke?</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/egemenlik-kayitsiz-sartsiz-milletindir-hangi-ilke/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/egemenlik-kayitsiz-sartsiz-milletindir-hangi-ilke/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 07:58:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ilkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[milli egemenlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=5365</guid>
				<description><![CDATA[Atatürk ilkeleri Türkiye Cumhuriyetinin yapısına yön verdiği için bu ilkeler tarihimiz açısından çok önemlidir. Bu yazıda Atatürk&#8217;ün bir sözüyle alakalı çok çıkan bir soruya cevap vereceğiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir hangi ilke ile bağlantılıdır ya da hangi ilkeyi tamamlar şeklindeki sorulara cevap vereceğiz. Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir sözü Atatürk ilkelerinden &#8220;cumhuriyetçilik&#8221; ile bağlantılıdır. Aradaki bağlantıyı kurmak için cumhuriyet nedir basitçe bilmek gerekir. Cumhuriyet, kısaca egemenliğin herhangi bir sınıfa ya da aileye değil, doğrudan millete dayanması demektir. Gördüğünüz gibi aslında bu söz cumhuriyeti tanımlar niteliktedir. Cumhuriyetçilik İlkesi ve Milli Egemenlik Atatürk ilkeleri&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container">Atatürk ilkeleri Türkiye Cumhuriyetinin yapısına yön verdiği için bu ilkeler tarihimiz açısından çok önemlidir. Bu yazıda Atatürk&#8217;ün bir sözüyle alakalı çok çıkan bir soruya cevap vereceğiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir hangi ilke ile bağlantılıdır ya da hangi ilkeyi tamamlar şeklindeki sorulara cevap vereceğiz.</p>
<p><strong>Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir sözü Atatürk ilkelerinden &#8220;cumhuriyetçilik&#8221; ile bağlantılıdır.</strong></p>
<p class="note note-info">Aradaki bağlantıyı kurmak için cumhuriyet nedir basitçe bilmek gerekir. Cumhuriyet, kısaca egemenliğin herhangi bir sınıfa ya da aileye değil, doğrudan millete dayanması demektir. Gördüğünüz gibi aslında bu söz cumhuriyeti tanımlar niteliktedir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5368" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2021/06/egemenlik-kayitsiz-sartsiz-milletindir.jpg" alt="Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir hangi ilke" width="421" height="240" /></p>
<h2>Cumhuriyetçilik İlkesi ve Milli Egemenlik</h2>
<p>Atatürk ilkeleri bildiğimiz gibi 6 tanedir:</p>
<ol>
<li>Cumhuriyetçilik</li>
<li>Milliyetçilik</li>
<li>Halkçılık</li>
<li>Devletçilik</li>
<li>Laiklik</li>
<li>İnkılâpçılık</li>
</ol>
<p>Bu altı ilke temel ilke olmakla birlikte bunları bütünleyen çeşitli diğer ilkeler de vardır. &#8220;Milli Egemenlik&#8221; bu tamamlayıcı ilkelerden biridir.</p>
<p>Atatürk ilkelerinden cumhuriyetçilikle ilgili olan bu ilke aynı zamanda kendi başına da ek bir ilke olarak düşünülebilir. Milli egemenlik demek ülkedeki en üst egemen gücün millet olması demektir.</p>
<p>Ülkenin başında bir kral veya kraliçenin bulunduğu ülkelere cumhuriyet denemez. Çünkü bu ülkelerde egemenliğin ana kaynağı bir aile ya da hanedan olmaktadır.</p>
<p>İlgili yazı: <a href="https://tercihrehberin.com/ekmegin-kuflenmesi-fiziksel-mi-kimyasal-mi/">Cumhuriyet yönetiminin özellikleri</a></p>
<p>Peki bütün cumhuriyetlerde milli egemenlik esas mıdır? Teorik olarak milli egemenlik cumhuriyetin gereğidir ancak her zaman bu sağlanmayabilir. Örneğin aristokratik cumhuriyetlerde ya da oligarşik cumhuriyette ülkede ayrıcalıkla bir üst tabaka bulunur. Bunun olması cumhuriyetin doğasını zedeler.</p>
<p class="note note-danger">Milli egemenliğin tam tesis edilmesi için hiçbir sınıfa ayrıcalık tanınması gerekir. Milletin egemenliğini etkin bir şekilde kullanabilmesi ise ancak güçlü bir demokrasi ile mümkün olabilir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/egemenlik-kayitsiz-sartsiz-milletindir-hangi-ilke/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Neden En İyi Yönetim Biçimidir?</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/cumhuriyet-neden-en-iyi-yonetim-bicimidir/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/cumhuriyet-neden-en-iyi-yonetim-bicimidir/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 04 Apr 2021 05:30:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=5086</guid>
				<description><![CDATA[Ülkemiz yani Türkiye Cumhuriyeti cumhuriyet sistemiyle yönetilen bir devlettir. Cumhuriyet en iyi yönetim şekli midir diye sık tartışılmaktadır. Bizim ülkemiz cumhuriyet olduğu için bize göre cumhuriyet en iyi yönetim biçimidir. Bu yazıda cumhuriyet neden en iyi yönetim biçimidir örnek vererek açıklayacağız. Cumhuriyetin en iyi yönetim biçimi olmasının nedeni yönetimin halka dayanmasıdır. Cumhuriyette halk dışında yönetimde ayrıcalıklı bir zümre bulunmaz. Cumhuriyette egemenlik halka aittir. Cumhuriyetin zıttı olan monarşi gibi yönetim sistemlerinde ise yönetimde ayrıcalıklı bir grup vardır ve her zaman onlar yönetir. Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce var olan Osmanlı Devletinde yönetim&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container">
<p>Ülkemiz yani Türkiye Cumhuriyeti cumhuriyet sistemiyle yönetilen bir devlettir. Cumhuriyet en iyi yönetim şekli midir diye sık tartışılmaktadır. Bizim ülkemiz cumhuriyet olduğu için bize göre cumhuriyet en iyi yönetim biçimidir. Bu yazıda cumhuriyet neden en iyi yönetim biçimidir örnek vererek açıklayacağız.</p>
<p><strong>Cumhuriyetin en iyi yönetim biçimi olmasının nedeni yönetimin halka dayanmasıdır. Cumhuriyette halk dışında yönetimde ayrıcalıklı bir zümre bulunmaz. Cumhuriyette egemenlik halka aittir.</strong></p>
<p class="note note-info">Cumhuriyetin zıttı olan monarşi gibi yönetim sistemlerinde ise yönetimde ayrıcalıklı bir grup vardır ve her zaman onlar yönetir. Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce var olan Osmanlı Devletinde yönetim hakkı sadece Osmanlı ailesine tanınmıştı. Türkiye Cumhuriyetinin ilanıyla yönetim halka geçmiştir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5094" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2021/04/cumhuriyet-neden-en-iyi-yonetim-bicimidir.jpg" alt="Cumhuriyet neden en iyi yönetim biçimidir" width="480" height="168" /></p>
<h2>Cumhuriyetin En İyi Yönetim Şekli Olmasına Örnekler</h2>
<p>Konuyla ilgili bir kompozisyon yazmamız istendiği taktirde yukarıdaki noktalara değinerek bir yazı yazabiliriz. Cumhuriyetin iyi bir yönetim şekli olduğuna örnekleri cumhuriyetin ülkemize sağladığı faydalar açısından değerlendirebiliriz.</p>
<p>Ülkemizde cumhuriyet 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiştir. <strong>Cumhuriyet ile kazandığımız şeyler şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<ul>
<li>Yaşama hakkının korunması güçlenmiştir.</li>
<li>Seçme ve seçilme hakkıyla vatandaşlar yönetime katılmaya başlamıştır.</li>
<li>Kadınlara tanınan haklarla kadın ve erkek eşit olmuştur.</li>
<li>Sağlık hakkı anayasaya girmiştir.</li>
<li>Eğitim hakkı tanınmış ve eğitim seferberliği ile eğitim yaygın hale getirilmiştir.</li>
<li>Dilekçe hakkı ile vatandaşlar taleplerini bildirerek kanuna başvurabilir hale gelmiştir.</li>
<li>Kişi ve konut dokunulmasıyla kişinin varlığı ve barınma hakkı korunmuştur.</li>
</ul>
<p class="note note-warning">Bize tanıdığı bütün bu haklardan ötürü cumhuriyet bizim için en iyi yönetim biçimidir. Cumhuriyetten sonra ülkemizde birçok ilerleme kaydedilmiştir.</p>
</div>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/cumhuriyet-neden-en-iyi-yonetim-bicimidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı&#8217;nı Neden Yazmıştır?</title>
		<link>https://tercihrehberin.com/mehmet-akif-ersoy-istiklal-marsini-neden-yazmistir/</link>
				<comments>https://tercihrehberin.com/mehmet-akif-ersoy-istiklal-marsini-neden-yazmistir/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 26 Mar 2021 06:15:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://tercihrehberin.com/?p=5009</guid>
				<description><![CDATA[İstiklal Marşımızı kim yazdı diye sorsak hepimiz Mehmet Akif Ersoy diyecektir. Ancak bu marşın neden yazıldığını belki birçoğumuz bilmeyiz. Milli bilinç açısından İstiklal Marşının nerede, nasıl ve hangi duygularla kaleme alındığını bilmek gerekir. Bu yazıda Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı&#8217;nı neden yazmıştır bütün hikayesiyle aktarmaya çalışacağız. Her vatandaşın ilk okul seviyesinden itibaren bilmesi gereken bilgilerdir bunlar. Kurtuluş Savaşında zorluklarla mücadele eden askerin moralini yerine getirecek ve onları coşturacak bir şiirin etkili olabileceği gündeme gelmiştir.  Bunun için bir şiir yarışması açılmış ve birçok şair yarışmaya katılmıştır. Mehmet Akif Ersoy para ödüllü&#8230;]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="wprt-container">
<p>İstiklal Marşımızı kim yazdı diye sorsak hepimiz Mehmet Akif Ersoy diyecektir. Ancak bu marşın neden yazıldığını belki birçoğumuz bilmeyiz. Milli bilinç açısından İstiklal Marşının nerede, nasıl ve hangi duygularla kaleme alındığını bilmek gerekir. Bu yazıda Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı&#8217;nı neden yazmıştır bütün hikayesiyle aktarmaya çalışacağız. Her vatandaşın ilk okul seviyesinden itibaren bilmesi gereken bilgilerdir bunlar.</p>
<p><strong>Kurtuluş Savaşında zorluklarla mücadele eden askerin moralini yerine getirecek ve onları coşturacak bir şiirin etkili olabileceği gündeme gelmiştir.  Bunun için bir şiir yarışması açılmış ve birçok şair yarışmaya katılmıştır. Mehmet Akif Ersoy para ödüllü yarışmaya önce katılmamış, ardından ikna edilip para ödülünü almayacağını şart koşarak şiiri yazmıştır.</strong></p>
<p class="note note-info">Mehmet Akif&#8217;in İstiklal Marşını yazmasındaki ana neden cephede savaşan askerlere moral vermek ve milli mücadele ruhunu yansıtmaktır. İstiklal Marşı&#8217;nın coşkusu buna uygundur. Gerçekten de bu marş hem askerlere moral olmuş hem de milli mücadele ruhunu canlandırmıştır.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5015" src="https://tercihrehberin.com/wp-content/uploads/2021/03/mehmet-akif-ersoy-istiklal-marsini-neden-yazmistir.jpg" alt="Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşını neden yazmıştır" width="491" height="232" /></p>

<h2>İstiklal Marşı&#8217;nın Hikayesi</h2>
<p>İstiklal Marşı&#8217;nın nerede, nasıl ve hangi duygularla yazıldığını bilmek için hikayesini bilmek gerekir. Büyük Millet Meclisi adıyla açılan 1. meclis cephedeki askerlere moral için iyi bir şiirin faydalı olacağını tartıştı. Mehmet Akif Ersoy o mecliste zaten Burdur milletvekili olarak bulunuyordu.</p>
<p>Mehmet Akif, böyle bir şeyin para karşılığı yapılamayacağını düşündüğü için bir milletvekili olarak yarışmaya katılmakta isteksizdi ve katılmadı. Önce yarışmaya 724 şiir gönderildi. Bunlardan 6 tanesi seçildi ancak hiçbiri milli marş olma özelliği taşımıyordu. Bu şiirin aynı zamanda milli marş olması planlanıyordu.</p>
<p>Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver Mehmet Akif&#8217;in yarışmaya katılması için araya dostlar koydu. Mehmet Akif ise para ödülünü bağışlayacağını ifade ederek yarışmaya katılmayı kabul etti.</p>
<p>Ankara&#8217;daki <strong>Taceddin Dergahı</strong>nda yaşayan Mehmet Akif 2 günlük bir süre içerisinde bu şiiri yazdı. Şiirin yazıldığı tarih <strong>20 Şubat 1921</strong> tarihidir. Şiirin başlığı “Kahraman Ordumuza” şeklindeydi. Orduya destek verme amacı taşıyan şiir diğer 6 şiirle birlikte değerlendirmeye alınacaktı. Hamdullah Suphi <strong>1 Mart 1921</strong> tarihinde meclis oturumunda bu şiiri okudu. Şiir seçiminde son sözün meclise ait olduğunu söyledi.</p>
<p class="note note-danger"><strong>12 Mart 1921</strong> tarihinde Büyük Millet Meclisi yeniden toplandı ve yapılan seçimde Mehmet Akif’in şiiri mecliste büyük çoğunluk ile İstiklal Marşı olarak kabul edildi.</p>
<h2>İstiklal Marşı&#8217;nın Yazıldığında Yurdun Durumu</h2>
<p>İstiklal Marşı&#8217;nın neden, nasıl, nerede ve ne zaman yazıldığını söyledik. Bu marşın hangi duygularla yazıldığını anlamak için marşın yazıldığı tarihteki genel durumu bilmek gerekir.</p>
<p>Gerçekten de o dönemde ülkemiz çok zor bir durumdaydı. Bir yandan Dünya Savaşı kaybedilmiş ve birçok toprak elden gitmişken diğer yandan da kalan topraklarımız da düşman işgali altındaydı.</p>
<p>İşgalcilere karşı düzenli bir ordu kalmamış, herkes bireysel olarak mücadele ediyordu. İstiklal Marşı yazıldığında düzenli ordu kurulalı daha birkaç ay olmuştu. Düzenli ordunun da yeteri kadar fiziksel imkanları yoktu. Herkes bir ölçüde fedakarlık yaparak cephede duruyordu.</p>
<p>İşte böyle bir atmosferde mecliste bir marşın moralleri yükselteceği konuşuldu. Hatta finale kalan şiirler cephedeki askerlere okundu. İstiklal Marşı cephedeki askerlerin üzerinde etki bırakarak onların da beğenisini kazandı.</p>
<p class="note note-warning">İstiklal Marşı&#8217;nı her hafta başında ve sonunda okulda okusak da Mehmet Akif Ersoy&#8217;un neden bunu yazdığını bilmezsek tam hakkını vermiş sayılamayız.</p>
<!-- /wp:paragraph --></div>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://tercihrehberin.com/mehmet-akif-ersoy-istiklal-marsini-neden-yazmistir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
