Varlık Felsefesi (Ontoloji) Nedir?

Varlık Felsefesi ve Ontoloji nedir? konusu, soruları ve genel özelliklerini derledik. İsterseniz pdf şeklinde de indirebilir ve kullanabilirsiniz.

Varlık Felsefesi

Varlık, felsefenin en eski konusudur. İlk çağda Yunanistan’da felsefenin kurucusu Thales “Varlık nedir?” sorusuyla felsefi düşüncesini oluşturmaya başlamıştır. Filozofların varlık konusundaki görüşleri onların düşüncelerine temel oluşturur. Yani bir filozof varlığı nasıl değerlendiriyorsa diğer konulara ilişkin görüşlerini de varlık görüşüne göre oluşturur.

Varlık felsefesi, diğer konuları nasıl ele alıyorsa varlığı da öyle ele alır: akılcı, bütüncü, eleştirel, tutarlı ve sistemli olarak.

Bilim ve Felsefenin Varlığa Yaklaşım Tarzı;

1. Felsefe varlığın varlığını (gerçekliğini) şüpheyle karşılar. Bu nedenle, önce onun gerçek olup olmadığını tartışır, sonra varlıkla ilgili diğer konulara geçer. Bilim ise varlığın gerçekliğini tartışmaz, onu gerçek kabul eder ve araştırır.

2. Felsefe varlığın soyut yönlerini anlamını, kaynağını, özünü, yaratıcısını); bilim ise varlığın somut yönlerini (rengini, hacmini, özgül ağırlığını vb.) inceler.

3. Felsefe varlığı bütün olarak ve akla dayalı (düşünerek) anlamaya çalışır. Bilim ise varlığı alanlara bölüp gözlem ve deney yöntemiyle inceleyerek anlamak ister.

Metafizik ve Ontoloji :

“Metafizik” sözcüğü “fizik (madde) ötesi” yani “soyut” anlamına gelir. Bir felsefe disiplini olarak metafizik; varlık, Tanrı, ruh, ölümsüzlük, varlığın ilk nedenleri, ilkeleri gibi madde ötesi sorunlarla uğraşır. Ontoloji (varlık felsefesi) ise, sözcük olarak “varlık bilimi” demektir ve varlığın ilk temel ilkelerini araştırır. Metafizik, varlığı var olmak bakımından ele alan, varlığın temel ilke ve nedenlerini araştıran felsefe dalıdır. Metafizik bu noktada ontoloji ile eş anlamlıdır.

Varlık Felsefesi Soruları

> Varlık var mıdır, yok mudur? (Varlık gerçek midir, değil midir?)

> Varlık nedir?

> Varlığın özü, ana maddesi, ilk neden ve ilkesi nedir?

> Varlık niçin vardır?

> Varlığın belirli bir amacı var mıdır?

> Varlığın başlangıcı ve sonu var mıdır?

> Evrende bir düzen var mıdır?

> Evrende özgürlük mü, yoksa zorunluluk mu vardır? (Evrendeki olaylar serbestçe, gelişigüzel mi, yoksa belirli sebeplerin zorunlu sonucu olarak mi gerçekleşir?)

Varlık Felsefesi Problemleri

> Varlığın Var Olup Olmadığı Problemi

Varlık felsefesinin en temel ve öncelikli problemi varlığın var olup olmadığıdır. Bu konuda iki tür felsefi görüş vardır. Bu görüşlerden biri varlığın gerçekliğini kabul etmez, diğeri ise kabul eder.

1. Nihilizm ve TaoculukNihilizm sözcüğü hangi konu için söz konusu edilirse onu inkar eden bir anlam ifade eder. Örneğin, varlık için kullanıldığında varlığı, ahlak için kullanıldığında ahlaki, siyaset için kullanıldığında siyasi kurumları inkar eder. İlkçağ sofist düşünürlerinden Gorgias, “Hiçbir şey gerçek (var) değildir.” diyerek varlığı ilk inkar eden düşünürdür. Taoculuğa göre ise, evrendeki olaylar dış görünüşten başka bir şey değildir. Dünya varlıktan yoksundur.

2. Realizm: Varlığın var (gerçek) olduğunu savunan görüştür. Bu düşünceye göre, dış dünya insandan bağımsız olarak vardır.

> Varlığın Ne Olduğu Problemi

OKU  Öz Bilinç Nedir?

Varlığın gerçekliğini inkar eden bir görüş için, bundan sonra varlığa ilişkin sorulacak bir soru da kalmaz. Fakat varlığın gerçek olduğu kabul edildikten sonra “Varlığın ne olduğu” problemi karşımıza çıkar. Bu konuda beş ayrı görüş vardır.

Varlık Felsefesi Filozofları

1. Oluşçuluk (Varlığın Oluş Olduğunu savunan Düşünce)

“Oluş” sözcüğü varlığın son şeklini almadığı, sürekli bir yeniden meydana gelme (oluş), değişim ve akış halinde olduğu anlamına gelir.

Herakleitos (M.Ö. 540-480)

Herakleitos’a göre, evrenin ana maddesi ateştir, her şey ateşten meydana gelmiştir, her şey ateşin değişik bir görünümüdür. Evrende her şey sürekli bir oluş ve değişim halindedir o, bu görüşünü ünlü olmuş şu sözüyle ifade eder: “Aynı ırmakta iki kez yıkanamazsınız; üzerinizden şimdi akan sular yeni sulardır.”

Varlık felsefesinde evrende değişmeyen tek şey, her şeyin sürekli değiştiğidir. Evrendeki bu değişime karşıt güçlerin çatışması ve bu çatışma sonunda ortaya çıkan uzlaşma (sentez) neden olur. Eğer bu karşıtlarla bunlar arasındaki çatışma ya da savaş olmasaydı evren de olmazdı. Savaş her anasıdır. Böylece Herakleitos diyalektiği (karşıtların birbiriyle mücadelesini) ilk savunan düşünür olmuştur. Hastalık hoşluğa, iyilik kötülüğe, savaş barışa, sıcaklık soğukluğa dönüşür Tüm bu zıtlıkların aslı, kaynağı ateştir, bu zıtlıklar aynı gerçeğe (ateşe) işaret eder. Bu görüce “karşıtların birliği” denir.

Alfred North Whitehead (1861-1947)

Whitehead’e göre, evren sürekli bir oluştur. Evren nesnelerden değil, olaylardan meydana gelen sınırsız bir ağdır. Var olan her şey, bir başka şeyle birlikte vardır. Her aktüel varlık başka şeylerle olan aktif ilişkisinden meydana gelir. Aktüel bir varlık yok olduğu zaman, o bir birey olarak ortadan kalkar, fakat bir yandan da var olmaya devam eder.

2. İdealizm (Varlığın idea, Düşünce Olduğunu Savunan Görüş)

Varlığın özünün, kaynağının, ana öğesinin soyut, örneğin; Tanrı, Tanrı’nın düşüncesi, ruhu, insan aklı gibi soyut varlıklar olduğunu savunan tüm felsefi görüşlere idealizm denir. İdealizm somut varlığı değil, ideal (soyut) varlığı gerçek kabul eder.

OKU  Doğru Bilginin Mümkün Olduğunu Savunan Görüşler

Platon (M.Ö. 427-347)

Platon’a göre, birbirinden ayrı iki evren vardır: Gerçek (başlangıcı ve sonu olmayan, değişmeyen) varlıklar olan idealardan oluşan idealar evreni ve içinde yaşadığımız, somut varlıklardan oluşan duyular evren. Gerçek varlık değişmeyip hep aynı kalan ideadır. Duyulur evren ise idealar evrenindeki gerçek varlıklar olan ideaların aldatıcı bir gölgesi kopyası, yansımasıdır ve gelip geçicidir.

Aristoteles (M.Ö. 384-322)

Aristoteles’e göre, gerçek varlık ideadır, formdur. Form ise bir şeyi o şey yapan özdür, idea ya da form somut varlıkların dışında, ayrı bir dünyada değildir; somut varlıkların özü ya da formu olarak vardır. Örneğin özü aklıdır. insanın ideası, onu tüm varlıklardan ayıran formu, yani insan yapan özü aklıdır.

Farabi (870-950)

Farabi’ye göre iki tür varlık vardır: Zorunlu varlık (Vacibü’l Vücud, yani Allah) ve mümkün varlık (mümkünü’l varlık). Evrendeki tüm varlıklar var olmak için Allah’ın yaratmasına muhtaçtır. Allah var olmak için hiçbir şeye muhtaç değildir. O mükemmel ve sonsuz varlıktır, her şeyi bilir, her şeye gücü yeter.

Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770-1831)

Hegel’e göre, gerçek varlık idea (akıl, ruh, töz, tin: geist)’dır. Ancak idea hep aynı kalan bir şey değildir, tersine sürekli bir gelişme ve değişme halindedir. Mutlak ruh (tin) bir oluş, gelişme ve evrim sürecindedir. Bu da tez – antitez – sentez şeklinde diyalektik olarak gerçekleşir. Diyalektik hareketin birinci aşamasında ide kendisidir, henüz gücünü gerçekleştirmemiştir (Tez aşaması). İdeanın kendisini bilmesi, tanıması, kendi imkanlarını görmesi için kendisine gerçeklik kazandırması gerekir. Bu amaçla idea kendisini ilk defa doğada gerçekleştirir, yani idea farklılaşarak doğayı oluşturur (Antitez aşaması). Bu, ideanın tek tek varlıklar haline gelerek kendi dışında bir varlık haline dönüşmesidir. O, doğada kendisine yabancılaşmış, kendi özü ile çelişik bir duruma gelmiştir. Bundan sonra idea kültür dünyasını oluşturur ve böylece kendisine döner ve kendini bulur (Sentez aşaması).

3. Materyalizm (Varlığın Madde olduğunu savunan Düşünce)

Varlığın insan zihninden bağımsız olarak kendi başına var olduğunu ve varlığın özünün madde olduğunu savunan görüşlerin tümüne materyalizm denir.

Materyalist düşünürler varlığı maddenin meydana getirdiğini, evre deki olayların gelişigüzel değil, maddenin belirlediği yasalara (sebep – sonuç ilişkilerine) göre meydana geldiğini savunurlar.

Demokritos (M.Ö. 460-370)

Demokritos’a göre, evren öncesiz ve sonrasız olan, maddi nitelikteki atomlardan meydana gelmiştir. Evrende atomlar ve boşluklar vardır Atomlar boşlukta sürekli hareket halindedir ve boşlukta birbirleriyle çarpışarak çeşitli şekillerde birleşir ve nesneleri meydana getirirler.

Thomas Hobbes (1588-1679)

Hobbes’a göre, evrende töz (temel varlık) olarak sadece madde vardır. Dünya cisimlerin bütünüdür. İnsan ve hayvanın fiziksel ve ruhsal yaşamları da maddeye ve mekanik hareket yasalarına bağlıdır.

Julien Offray de La Mettrie (1709-1751)

La Mettrie’ye göre, doğada madde ile onun hareketlerinden başka bir şey yoktur. Her şey maddeden oluşmuştur. İnsan bugünkü biçimini doğal bir evrimle kazanmıştır.

Karl Marx (1818-1883)

OKU  Bilgi Çeşitleri Nedir?

Marx’a göre, ilk varlık maddedir. Düşünce ve ruh maddeye bağımlı olarak vardır. Madde düşünceden önce vardır ve düşünceden önce vardır ve var olmak için düşünceye muhtaç değildir. Düşünce maddi bir organ olan beynin ürünüdür. Marx evrendeki değişimin madde temelli diyalektik yasalara göre dana geldiğini düşünür. Bu görüşe diyalektik materyalizm denir

Diyalektik materyalizme göre evrende maddenin belirle değişim vardır Her şey sürekli değişir Maddenin değişme çatışmasından doğar. Karşıtlar birbirleriyle çatışarak birbirlerine dönüşür.

Marx diğer materyalist düşünürlerden farklı olarak diyalektik materyalizm görüşünü sadece doğa olaylarına değil, topluma ve toplumsal olaylara da uygular. Toplumsal olayların da diyalektik bir süreçte oluşup geliştiğini savunur.

4. Düalizm (Varlığın hem madde hem düşünce olduğunu savunan düşünce)

Rene Descartes (1596-1650)

Buraya kadar gördüğümüz varlık görüşleri varlığı bir tek ana öge ile açıklıyordu. Oysa Descartes varlığın özünün hem madde hem düşünce yani iki ayrı öge olduğunu savunur. Bu nedenle onun varlık görüşüne ikili varlık düşüncesi anlamına gelen “düalizm” denir. Ona göre, gerçek varlık Tanrı’dır fakat o, evrenin dışındadır. Tanrı evrendeki varlıkları iki ana ögeden yaratmıştır: Ruh (akıl, düşünce) ve madde. Madde somuttur ve uzayda yer kaplar, düşünce ise soyuttur ve yer kaplamaz. Madde ve ruh birbirine indirgenemez.

5. Fenomenizm (Fenomenoloji, Özbilim) (Varlığın özünün fenomen olduğunu savunan düşünce)

“Fenomen”, belli şekillerde insan bilincine bağlı olan ve bir anlamda insan zihni tarafından oluşturulan varlık demektir. Yani varlik, insanın algıladığı şekliyle, insana göre olan varlıktır.

Edmund Husserl (1859-1939)

Husserl’e göre, tek gerçeklik fenomendir. Fenomen insan bilincinin belirlediği varlıktır. Ona göre, asıl varlık duyu organlarımızla kavradığımız varlık değildir, onların arkasında bulunan değişmez özlerdir.

Leave a Comment