Edebiyat Coğrafya İlişkisi

Güzel sanatlar içerisinde edebiyat tarih boyunca çok önemli bir yer tutmuştur. Önce sözlü dönem sonrasında da yazılı dönem boyunca insanların güzellik arayışının bir ürünü olmuştur. İnsan coğrafyadan bağımsız düşünülemeyeceği için bu yazıda edebiyat coğrafya ilişkisi üzerinde durmaya çalışacağız.

Edebiyat ve coğrafyanın ortak noktası insandır. Coğrafya insanı doğrudan etkilerden edebiyat bütünüyle bir insan eylemidir.

Edebiyat toplumu etkileyen olay ve olguları yansıtmaktadır. Bu olay ve olguların hiçbiri coğrafyadan bağımsız değildir. Dolayısıyla edebiyat ve coğrafya arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır.

Edebiyat coğrafya ilişkisi

İlgili yazı: Edebiyat felsefe ilişkisi

Edebiyat ve Mekan İlişkisi

Edebiyatla mekan arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Kişi gördüğünü söyler ve gördüğünü yazar. Bu sayede edebi eserlere bakarak yaşanan mekan hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Bir bölgede yetiştirilen tarım ürünü, beslenilen veya avlanan hayvan, giyim için kullanılan malzemeler, mekanın fiziksel özellikleri (nehir, göl, deniz, dağ) gibi etmenlerin izleri edebi eserlerde yer almaktadır.

Edebiyatı oluşturan insanın düşünce dünyası yaşanılan mekandan doğrudan doğruya etkilenir. Daha küçük yaşta insan çevresine bakarak yaşamı anlamlandırır. Bu anlamlandırma doğrudan sanata da yansımaktadır.

Dolayısıyla çölde yaşanan bir insan ile deniz kenarında yaşayan bir insanın bakış açıları farklı olacaktır. Bu fark da edebi eserlerde hissedilecektir.

Coğrafyanın Edebiyata Etkisi

Edebiyat ve mekan arasında ilişki vardır dedik. Ancak mekan coğrafyanın tek özelliği değildir. Örneğin sıcaklık, yağış, nem gibi özellikler de coğrafyanın etkileridir.

Yine bir bölgenin jeopolitik konumu, göç yolları üzerinde olup olmaması gibi özelliklerin tamamı o bölgedeki yaşamı etkilemektedir.

Coğrafyanın edebiyata etkisi o kadar güçlüdür ki, eski gezginler dolaştıkları yerlerde birbirinden farklı deyiş ve söyleyişlere rastlamıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesi bunun örneklerini içermektedir.

Coğrafyanın edebiyata etkisi sadece coğrafi özelliklerle ilgili değildir. Coğrafya hem dile etki etmekte hem de dillerin dağılışına etkisi vardır. Örneğin Türkçenin konuşulduğu coğrafyalarda Türk Edebiyatı şekillenmiştir.

Günümüzde globalleşme ve iletişim olanaklarının artmasıyla coğrafyanın edebiyata etkisi bir nebze azalmıştır. Çünkü edebiyatçılar, okuyup araştırarak yaşadıkları coğrafyadan çok evrensel bir dünyanın vatandaşı konumundadırlar.

Edebiyat, Coğrafya ve Toplum

Edebiyatı etkileyen ana etmen toplumdur. Toplumu etkileyen de birçok faktör vardır. Din, kültür, gelenek gibi kavramlar bunların başında gelir. Bütün bu kavramlar ise doğrudan coğrafyadan etkilenir.

Dünyaya damga vurmuş hiçbir yazar yaşadığı toplumdan bağımsız değildir. Örneğin Tolstoy Rus Çarlığının toplum düzeni tarafından şekillenmiştir. Eserlerinde de o toplumu anlatmıştır. Aynı şekilde Charles Dickens Birleşik krallık tarafından şekillenmiştir. İngiliz toplumu Dickens’a ister istemez etki etmiştir.

Evrensel bir sanat olan edebiyat dil ile yapılmaktadır. Dil de yaşanılan toplumdan ve coğrafyadan bağımsız olamayacağı için edebiyat da aslında yerel kaynaklardan beslenen bir ürünüdür.

Mekan, iklim, kültür, din, ekonomik durum, sosyal sınıf gibi birçok etmen edebiyata etki etmektedir. Edebiyat bütün yaşamın şekillendirdiği bir alandır.

Leave a Comment